Âlem Zaman İtibarıyla Kadîmdir.” Sözü Ne Söyler?

Elli Birinci Fasıl 

“Âlem, zaman itibarıyla kadîmdir” diyenin sözü altı boş bir hevestir. Çünkü o kimseye “Âlemle neyi kastediyorsun?” diye sorulsa “Gökler ve temel unsurlar gibi cisimlerin tamamını kastediyorum.” diyecek veya “Al­lahtan başka her şeyi kastediyorum.” diyecektir. Bu son cevaba göre akıl­ların, nefislerin ve cisimlerin hepsi âleme dâhil olacaktır. Şâyet “Âlem söz­cüğü ile cisim olan ve olmayan her mümkün varlığı kastediyorum” derse bu durumda âlem sözcüğünün kapsamına giren varlıkların çoğu, varlıkça zamanın varlığına dayanmayan şeyler olur; hatta zaruri bir şekilde varlık itibarıyla zamandan önce olurlar.

Bu durumda âlemdeki varlıkların çoğu varlıkça zamandan önceyken âlemin zaman itibarıyla kadîm olması nasıl iddia edilebilir?

Şâyet o kimse “Âlemle cisimlerin hepsini kastediyorum.” derse bu du­rumda da cisimler zaman itibarıyla kadîmdir demek de doğru olmaz. Zira bu takdirde onun mânâsı şu olur: Zaman var olduğundan beri cisimler vardır. Bu da zamanın varlık bakımından cisimlerden önce olduğunu ifade eder. Oysa durum böyle değildir. Çünkü cisimler varlıkça zamandan ön­cedir. Zaman da varlık itibarıyla onlardan sonradır. Zât ve derece itibarıyla bu, böyledir.

Şâyet o kimse “Âlem zaman itibarıyla kadîmdir, sözümüzden maksat sizin belirttikleriniz değildir.” derse biz onun bu sözünden başka bir şey anlamayız. Anladığımız şeyden de bahsettik. Maksatlarını anlama­dığımız şeyden bahsetmek ise karanlığa taş atmaya benzer. Anladıkları şe­yin mânâsını beyan etmek onlara düşer; şâyet o doğru ve hakikat ise ona uyarız, değilse gücümüz ve vüs’atımız ölçüşünce konuşuruz.

 

Aynulkudat el-Hemedani Zübdetü’l-Hakaik(Hakikatlerin Özü)-Şekva’l Garib(Garibin Şikayeti),syf:140

Yazar: Muhammed Ali

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*