Ahiret İle Dünya Yarınları Arasındaki Fark

Buna göre biz diyoruz ki, âhiretin yarını, şu dört bakımdan, dünyanın yarınından daha hayırlıdır:

1) İnsan, bazan dünyanın yarınına ulaşamaz, ama âhiretin yarınına ise ister istemez kavuşur.

2) Dünyanın yarınına kavuşacağını farzetsek bile, belki de onun, ya bu malı zayi etmesinden, veyahut da vücudunda o maldan istifâdesine mani olacak bir hastalığın bulunması sebebiyle, biriktirdiği o şeylerden istifade etmesi mümkün olmayacaktır. Ama, âhiretin yarınına gelince, insan, bu g’ünü için kazanıp kesbettiği herşeyden mutlaka istifade eder.

3) İnsanın, bu dünyanın yarınına kavuşması, malından da istifade etmesinin farzedilmesi durumunda da, ancak ne var ki bu dünyanın menfaat ve faydaları, zararlar ve yorgunluk-bitkinliklerle içiçedir. Çünkü dünyanın mutlulukları, âfetlerden uzak olmayıp, aksine belâlarla içiçedir. İstikra da buna delâlet etmektedir.

İşte bundan dolayı Hz. Peygamber “Kim henüz yaratılmamış bir şeyi taleb ederse, ondan rızıklanmadığı halde kendisini boşuna yormuş olur” buyurmuştur. Bunun üzerine, “Ya Resûlallah, nedir bu?” denilince de O, Tam bir gün boyunca duyulacak sevinçtir” buyurur. Ama âhiretin izzetinin sağladığı faydalara gelince, bunlar gamlardan, üzüntülerden, kederlerden ve nefret uyandırıcı her şeyden uzaktırlar, beridirler.

4) İnsanın dünyanın izzetine ulaşması ve o izzet sebebiyle çeşitli şeylerden istifâde etmesi ve-bu istifadenin afet ve belâlardan uzak olması kabul edilse bile, onun, mutlaka sona ermesi kaçınılmazdır. Halbuki âhiretin menfaatları devamlıdır, sona ermekten ve inkıtâya uğramaktan uzak ve bendir. Böylece dünya mutluluklarının, bu dört kusur ile içice bulunduğu; ahiret mutluluklarının ise, bunlardan uzak ve salim olduğu, bu sebepten dolayı da cennetin “Daru’s-selâm-Esenlik Yurdu” adını aldığı sabit olmuş olur.

Fahruddin Er-Râzi, Tefsir-i Kebir Mefâtihu’l-Gayb, Akçağ Yayınları: 12/355

Yazar Hakkında: Muhammed Ali

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*