Ah Bay Kodaly

Ah Bay KodalyÇağın insanın başından şapkasını alınız. Kostümünü çı­karınız, Kravatını çözünüz. Ayakkabı ve çoraplarını alınız. Diğer giysilerini de çıkarıp atınız: işte bir çıplak. Göreceksiniz ki bu çıplakla, bir Afrika yerlisi çıplak hiç de birbirinin aynı değil. Bi­ri tabii, öteki uyduruk bir çıplak.

Modern dünyanın insanının yüz ifadelerine bakın. Şahsi­yetine bakın. Ancak modayla bir araya gelince bütünleşiyor ve ifadesini kazanıyor. Onu daha iyi anlamak için araç gereçle, elektrikli ev eşyalarıyla, araba ve sair ulaşım araçları, zevk alet­leriyle, israf aletleriyle yan yana getirmeniz gerekiyor.

Müslümansa ikisi de değil.

Ancak bu yargı idealistçe ortaya atılmıştır. Bugünün Müs­lümanıda modern dünyanın insanı. Onu da aletler ve eşyalar başının üstüne kadar doldurdu.

Bütün geç kalınmış sanılan zamanlar iyi bir gayretle kâr hanelerinin, kazanç sayfalarının açılmaya başlayacağı zamanlara tebdil edilebilir. Çünkü insan devam ediyor. Zira yeni gelenler var. Şu yüzden ki, bir hayrı başlatanlar, bir sünneti ihya edenler, onu devam ettireceklerin sevapları kadar sevap almaya devam ederler, öldükten sonra bile. Gerçek bu. Peygamber sözüyle ger­çek ve tasdikli.

Akla gelebilecek bütün hayırlarda geç kalındığını, dönül­mez bir mecrada olunduğunu söylüyoruz. Umutsuzluğun barbar girdabında, çaresizliğin kollarında bir hayıflanmaktır gidi­yor Eskileri acıyla yâd ederek, zamaneyi kötüleyerek ve kendi­mizi küçümseyerek.

Bütün hayatını insanların-ve çocukların müzik eğitimine ayırmış bir Macar müzisyen, Kodaly, bu konuda şöyle demiş: -“Eskiden çocuğun müzik eğitimi, doğumundan 9 ay ön­ce başlamalı, diye düşünürdüm. Şimdi aynı düşüncede değilim. Çocuğun müzik eğitimi annesinin doğumundan 9 ay önce baş­lamalı.”

Bu cümleler, yukarıda değindiğimiz gibi, ilk bakışta geç kalmıştık duygusu ve kuşkusu uyandırıyor. Ancak gelecekte var olacaklar için yapılabilecekleri de içeriyor.

Müzik eğitimini, yalnız müzik eğitimi için değil, eğitimi yapılacak her şey, öğrenilecek, mutluluk için edinilecek her şey için en uygun bir başlangıç, en tabii bir vasat olarak gören bu adam, ömrünü buna vakfetmiş. O böyleyken, umudun, çabanın, metodun,Allah katında en makbul başarının bü­tün bilgi ve sırları elinde olan bizler, umutsuzluk ve hayıflanma balçıkları içinde helak oluyorsak, geleceğe de kıymış oluyoruz, İslâmî eğitimin başladığı saat hangisi? Çocuk ne zaman eğitilmeye başlayacak? Ona İslâmî dinamikler, şaşmaz prensip­ler ne zaman ve ne şekilde verilecek?

Evlenmeye niyet eden bir Müslümanın, bu niyetinin özünde hangi prensiplerin bulunması gerektiğinden başlayarak, evliliği, ana-babalıgı ve evlatlılıgı düşünecek olursak, bunun o ilk niyet ile birlikte başlaması ve ölümle de bitmemesi gerektiği­ni; sonraki nesillerde de devam edip gideceğini görebiliriz

 

Cahit Zarifoğlu – Zengin Hayaller Peşinde

Yazar Hakkında: Muhammed Ali

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*